26 Eylül 2020 / Cumartesi

Güncel

 

  

Koronavirüs salgınının ilk zamanlarında “virüs zengin, fakir ayırt etmiyor” deniyordu. Ancak görüldü ki salgın sonucu yüzlerce işçi hayatını kaybetti, binlerce işçi hastalandı. İşçilerin ailelerini ve emeklileri de ekleyince bugüne kadar salgından ölenlerin büyük bir çoğunluğunun işçi sınıfı olduğu gerçeği tüm çıplaklığı ile ortadadır.

  • Salgın sonucu ölenlerin kimlik bilgilerine ulaşamıyoruz. Ulaşabildiklerimiz çok sınırlı sayıda ve yerel basın, işçilerin mesai arkadaşları-aileleri ve tabip odaları kaynaklı. Şu ana kadar tespit edebildiğimiz kadarıyla ‘EN AZ 224 işçi’ çalışırken Covid-19 hastalığına yakalanarak hayatını kaybetti.

(Resmi olarak 6472 ölüm açıklandı ve bu ölümlerin yaklaşık yüzde 10’una dair bilgimiz bulunuyor. 224 işçi ölümü de bu bilgi ışığında tespit edebildiklerimiz. Gerek bilgimiz olmayan resmi yüzde 90 ölüm gerek salgın sonucu ölen ama kayıtlara salgın olarak kaydedilmeyenleri de düşündüğümüzde salgının ortaya çıkardığı işçikırımının boyutlarını daha iyi anlayabiliriz. Bu duruma bir de işçi ailelerini ve emeklileri eklemeliyiz.)

  • Fabrikalarda, şantiyelerde, işyerlerinde, tarlalarda... salgına karşı önlem alınmamaktadır. DİSK’in açıklamasına göre faal işçilerin salgına yakalanma oranı 3,2 kat fazladır. Sadece Vestel’de 7 işçi Covid-19 sonucu hayatını kaybetmiş, 1000 işçi ise hastalanmıştır. Diğer yandan ilk başta şantiyelerde başlayan ‘kapalı devre çalışma sistemi’ Dardanel’de resmi olarak somutlanmıştır. Amaç ne olursa olsun çarkların dönmesidir.
  • Bu gerçeklere rağmen Covid-19, SGK Genelgesi ile iş kazası/meslek hastalığı olarak tanınmadı. İşçiler ve aileleri devlet tarafından da korunmasız bırakıldı.
  • Salgın döneminde işçi sınıfına karşı işlenen suçlar arttı: Salgına karşı alınmayan önlemler, işsizlik, açlık ve artan iş cinayetleri... Emek hareketinin ana gövdesi de bu süreçte ‘bekle ve gör’ ve ‘kendini koruma’ politikaları benimsedi. Hatta milli-yerli ekonomiye zarar vermemek için Covid-19’u salt salgın olarak değerlendirme, iş kazası olarak görmeme gibi uçlara savrulan sendikal odaklar dahi bulunmaktadır.

Salgın koşulları önümüzdeki dönem daha da ağırlaşarak devam edecektir. Bizler; ‘İş Cinayetlerine, İşsizliğe, Açlığa, Güvencesiz Çalıştırılmaya ve Salgına Karşı: Direniş ve Dayanışma Yaşatır’ şiarını yükselterek meydana gelen işçikırımı’na dur demeliyiz.

Emeğin korunması yaşamın savunulmasıdır...

 

Ağustos’ta 208 iş cinayeti...

Yüzde 69’unu ulusal basından; yüzde 31’ini ise yerel basın, işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri ve sendikalardan öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Ağustos ayında en az 208 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi...

 

 

  • İş cinayetlerinin aylara göre dağılımına baktığımızda Ocak ayında en az 114 işçi, Şubat ayında en az 133 işçi, Mart ayında en az 113 işçi, Nisan ayında en az 221 işçi, Mayıs ayında en az 165 işçi, Haziran ayında en az 188 işçi, Temmuz ayında en az 164 işçi ve Ağustos ayında ise en az 208 işçi hayatını kaybetti. 2020 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde en az 1306 işçi arkadaşımızı kaybettik...
  • 208 emekçinin 172’si ücretli (işçi ve memur), 36’sı kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor...
  • Ölenlerin 16’sı kadın işçi, 192’si erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri tarım, kimya, tekstil, ticaret, metal, sağlık ve genel işler işkollarında gerçekleşti...
  • Yedi çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım ve metal işkollarında gerçekleşti…
  • 51 yaş ve üstünde ise çalışırken ölen 61 emekçi bulunuyor: Çiftçiler ve esnaflar ile tarım, tekstil, ticaret, büro, inşaat, taşımacılık, tersane, sağlık ve belediye işçileri...
  • 12 göçmen/mülteci işçi yaşamını yitirdi: 9’u Suriyeli, 1’i Afganistanlı, 1’i Nepalli ve 1’i Özbekistanlı...
  • Ölen işçilerin 3’ü sendikalı. Sendikalı işçiler eğitim, yol ve güvenlik işkollarında çalışıyordu...

 

 

  • Ölümler en çok tarım, inşaat, ticaret/büro, sağlık, taşımacılık, metal, belediye/genel işler ve tekstil işkollarında meydana geldi.

 

 

  • En fazla ölüm nedenleri sırasıyla Covid-19, trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme, elektrik çarpması, kalp krizi, zehirlenme/boğulma ve şiddet.

 

İş cinayetlerinin şehirlere göre dağılımı

13 ölüm Manisa’da; 11’er ölüm Samsun ve Şanlıurfa’da; 10’ar ölüm Ankara ve İstanbul’da; 9 ölüm Diyarbakır’da; 8’er ölüm Adana ve Antalya’da; 7 ölüm Gaziantep’te; 6 ölüm Bursa’da; 5’er ölüm Erzurum, Denizli, Hatay, İzmir, Ordu ve Tokat’ta; 4’er ölüm Ağrı, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya ve Tekirdağ’da; 3’er ölüm Eskişehir, Mersin, Muğla, Sakarya’da; 2’şer ölüm Aksaray, Artvin, Aydın, Bingöl, Edirne, Erzincan, Giresun, Kahramanmaraş, Karabük, Malatya, Mardin, Şırnak, Trabzon ve Van’da; 1’er ölüm Bayburt, Bilecik, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Isparta, Karaman, Kars, Kastamonu, Nevşehir, Sinop, Sivas, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat, Zonguldak, Arnavutluk, Azerbaycan ve Sırbistan’da yaşandı…

 

Rapora ulaşmak için Linki tıklayınız!

http://isigmeclisi.org/20518-yilin-ilk-sekiz-ayinda-en-az-1306-agustos-ayinda-ise-en-az-208-isci-haya

 

Video Galerimize Göz Atın!

 

Sendikamız hakkında basında yer alan haberler, gerçekleştirdiğimiz organizasyonlar ile ilgili videoları buradan izleyebilirsiniz.

 

  GÖZAT


BİZE ULAŞIN

ÜYESİ OLDUĞUMUZ KURULUŞLAR
ADRES: Ziya Gökalp Cad. Gonca Apt. No:36/16 Kızılay/Çankaya, ANKARA
TELEFON: 0312 430 17 73
FAKS: 0312 432 39 63
E-POSTA: sosyal-is@sosyal-is.org.tr
DİSKUNIWFTU