TÜM TAŞERON İŞÇİLERE GÜVENCELİ İŞ!

Paylaş

Sendikamız Genel Yönetim Kurulu yazılı bir açıklama yayımlayarak, taşeronda çalışan tüm işçilere güvenceli iş istedi. Açıklamanın tam metnini aşağıda ilgilerinize sunuyoruz.

AÇIKLAMAYI PDF OLARAK İNDİRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ


 30.03.2016

TÜM TAŞERON İŞÇİLERE KAYITSIZ, ŞARTSIZ KAMUDA GÜVENCELİ İŞ İSTİYORUZ!

Başbakan Davutoğlu, kamuda asıl işlerde çalışan işçilerin yanı sıra yardımcı işlerde çalışan işçilerin de kadroya alınacağını açıklamış, tek bir taşeron işçinin dahi dışarıda bırakılmayacağını kamuoyuna duyurmuştur. Ancak Başbakanın açıklamasından çok kısa süre sonra Maliye Bakanı Naci Ağbal, taşeron işçilerin kamuya alınması için bir dizi koşul sıralamış; işçilerin kamuya kadrolu olarak değil açılacak pozisyonlara “özel sözleşmeli personel” statüsünde geçirileceğini ifade etmiştir.

Başbakan’ın “tek bir işçi dahi dışarıda kalmayacak” açıklamasına rağmen, Maliye Bakanı Ağbal’ın ifade ettiği koşullar yüz binlerce taşeron işçinin kamuya alınmayacağını gözler önüne sermektedir. Çünkü emekli işçiler, emekliliğe hak kazanmış olan işçiler, 1 Kasım 2015’ten sonra ilk defa işe başlayan işçiler, halen çalışmaya devam etmeyen işçiler, yılda 12 aydan az çalışanlar, kısmi zamanlı çalışanlar, memurluğa atanma koşullarını taşımayanlar, kurumların belirleyeceği koşulları taşımayanlar, güvenlik soruşturmasından geçemeyenler, belediyelerde çalışan taşeron işçiler, anahtar teslim ihalelerde çalıştırılanlar ve kurumların yapacağı sınavlarda başarısız olanlar kapsamda olmayacak, kamuya alınmayacaktır.

Öte yandan kamu kurum ve kuruluşlar, kaç kişiye ihtiyaç duyduklarını kendileri belirleyerek Maliye Bakanlığı’na başvuracak; böylece kendi kurumlarındaki taşeron işçi sayısından daha az bir sayı isteyebilecektir. Ayrıca son kararı Maliye Bakanlığı verecek, Bakanlık sayıyı daha da düşürebilecektir. Bir kurumda bin taşeron işçi olsa bile, kurum 500 pozisyon için başvurabilecek, Maliye Bakanlığı 250 pozisyon tahsis edebilecektir. Sonuçta açılacak pozisyon sayısının, taşeron işçi sayısından düşük olması halinde, “dışarıda kalacak” taşeron işçilerin sayısı daha da artacaktır.

Kaldı ki, bütün koşulları sağlasalar bile taşeron işçiler kamuya “özel sözleşmeli personel” olarak alınacaktır. “Özel sözleşmeli personel” yeni ve güvencesiz bir istihdam biçimidir. Kamuya alınacak olan taşeron işçiler, ne işçi ne de memur olacak; ne işçilerin ne memurların haklarından yararlanabilecektir. Özel sözleşmeli personelin çalışma koşulları ve hakları, çıkarılacak yasa ile belirlenecektir. Özel sözleşmeli personelin sözleşmesi her üç yılda bir yenilenecek, dolayısıyla “kadrolu ve güvenceli” çalışma söz konusu olmayacaktır. Taşeron düzeni kamuda da devam edecek, özel sözleşmeli personel her üç yılda bir işten atılma korkusu yaşayacaktır.

Taşeron işçiler, özel sözleşmeli personel olarak kamuya mevcut ücretleri ile geçirilecektir. Kamuya alınacak taşeron işçiler, artık kamu personeli olacağı için işçi sendikalarına olan üyelikleri düşecektir. Özel sözleşmeli personel, kamudaki işçilerin toplu iş sözleşmeleri ve haklarından yararlanamayacaktır.  Dolayısıyla kadrolu işçi ve memurlar ile özel sözleşmeli personel arasındaki ücret uçurumu devam edecektir.

Sonuç olarak, yardımcı işlerde çalışan işçilerin de kapsama alınması doğru bir karar olmakla birlikte, Maliye Bakanı’nın açıklamaları ile kapsam çok daha fazla daraltılmıştır. Bunun yanı sıra, “özel sözleşmeli personel” statüsü, geçici, belirsiz ve güvencesiz bir istihdam biçimidir. Her iki bakımdan da yapılacak yasal düzenleme, taşeron işçilerin beklentilerini karşılamaktan çok uzaktır.

Sosyal-İş Sendikası olarak, taşeronlaştırmanın tümüyle yasaklanmasını, kamudaki tüm taşeron işçilerin hiçbir koşul aranmaksızın kamuya güvenceli bir biçimde alınmasını talep ediyor; tüm taşeron işçileri, sendikaları ve emekten yana güçleri, bu talep ekseninde mücadele etmeye davet ediyoruz.

Sosyal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu

Paylaş